PATENT İSTEME HAKKI (Buluş sahibi, buluş sahibinin halefleri, gerçek hak sahipliği)
- TSerkanBudak

- 12 Oca
- 3 dakikada okunur

Patent isteme hakkına ilişkin hükümler Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 109'da bulunmaktadır. Maddenin ilgili fıkraları şu şekildedir;
(1) Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hakkın başkalarına devri mümkündür: İlgili fıkraya göre patent isteme hakkı "buluş sahibi" ne veya "buluş sahibinin halefleri" ne aittir. Patent hukukunda buluş sahibi her zaman gerçek bir kişidir. Çünkü buluşsal aktivite ancak gerçek bir kişi faaliyeti sonucu oluşur, öyle ki buluş insanın yaratıcılık, zeka, yetenek ve yoğun çalışmalarının sonucu oluşur. Sonuç olarak buluş sahibi bir tüzel kişi olamaz. Buluş sahibinin halefleri ise buluşu yapan kişinin mirasçıları olabilir veya buluşu yapandan patent isteme hakkını sözleşme ile devralmış kişiler olabilir. Bu ihtimalde, aslında patent isteme hakkı buluş sahibi nezdinde kendiliğinden doğmuşken, birinci ihtimalde halefiyet yoluyla geçmiş ikinci ihtimalde ise sözleşme vb. bir işlem ile patent isteme hakkı devredilmiş olacaktır.
Patent başvurusu yapılırken buluş sahibi belirtilmek zorundadır fakat buluş sahibinin isminin gizli tutulması istenebilir. Eğer, buluş sahibi ile başvuru sahibi farklı ise veya başvuru sahipleri buluş sahiplerinin tamamı değil de birkaçı ise, başvuru yapan başvuru yapma hakkını nasıl elde ettiğini açıklamak zorundadır.
(2) Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa bunların tamamına aittir: Bazı durumlarda buluş birden fazla kişinin çalışmaları sonucu oluşmuş olabilir. İşte bu durumda buluş sahipleri arasında bir "elbirliğiyle mülkiyet" söz konusu olur. Sonuç olarak, patent isteme hakkı buluşu gerçekleştiren kişilerin tamamına ait olur. Buluş faaliyetini birlikte gerçekleştiren kişilerin patent isteme hakkına sahip olması için, her bir kişinin buluş faaliyetine önemli, nitelikli bir katkı sağlaması gerekmektedir. Örneğin; üç kişinin bulunduğu bir ekipte, ekipten iki kişi buluş için sayısız denemeler, araştırmalar, önemli yatırımlar yapmışken, içlerinden birisinin sadece önceki teknik bilgi hakkında kısa bir rapor hazırlamış olması patent isteme hakkına sahip olması için yeterli değildir. Yine, başvuru sürecinde patentlenebilirlik, başvuru süreci gibi konularda danışmanlık yapan, buluşsal adıma hiçbir katkı sağlamayan patent vekili de patent isteme hakkı elde edemez.
(3) Aynı buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana aittir: Bir patent başvurusu, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin dolması ile yayınlanır. Eğer başvuru sahibi isterse erken yayın talebinde bulunarak bu süre dolmadan da başvurunun yayınlanmasını sağlayabilir. Kanunun bu fıkrası gereğince, aynı buluş için iki farklı başvuru yapıldıysa ve başvuru yapanlar birbirinden habersizse, patent isteme hakkı başvurusu ilk yayınlanan başvuru sahibine ait olur.
(4) Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar, patent isteme hakkının sahibidir: Patent almak için ilk başvuran kişinin, aksi ispat edilene kadar, buluşu yapan kişi olduğu veya buluşu yapan kişiden patent isteme hakkını devraldığı kabul edilir. Buluşu yapandan farklı bir kişinin patent başvurusu yapması durumunda, patent isteme hakkını nasıl elde ettiğinin açıklanmasının istenmesi de bu sebepledir. Bazı durumlarda, patent başvurusu yapan aslında buluş sahibi olmayıp, buluş yapandan patent isteme hakkını hukuki yollarla(halefiyet, sözleşme ile devir) devralmamış kişiler olabilir. İşte bu durumda "patent başvurusunun gaspı" veya "patent hakkının gaspı" davaları söz konusu olacaktır.
Şöyle ki, buluşu yapan veya onların halefleri patent isteme hakkının gasp edildiğini iddia ederek, hak sahibi olduğu buluş için başkalarının patent başvurusu yaptığını fark ettiklerinde, ilgili mahkeme nezdinde patent isteme hakkını gaspı veya patent hakkının gaspı davasını açabilirler. Buluşu yapan ve haleflerine bu davaları açma hakkının verilmesi, "gerçek hak sahibi" ilkesinin bir sonucudur. Bu ilke gereği, bir buluş üzerinde gerçek hak sahibi buluşu yapan veya onun haleflerine aittir.
Başvuru hakkının gaspı veya patent hakkının gaspı davalarına ilişkin talepler Kurum(TÜRKPATENT) nezdinde ileri sürülemez ancak ilgili mahkeme nezdinde ileri sürülebilir. Şöyle ki; eğer gasp edilen buluş henüz patent başvuru aşamasında ise "başvurunun gaspı davası" açılır. Bu durumda ilgili mahkeme tedbiren patent verilme sürecini durdurabilir. Dava açıldığı tarihte patent verildi ise "patent hakkının gaspı davası" açılır. Patent isteme hakkının gaspı davası devam ederken patent verilir ise, bu dava patent hakkının gaspı davasına dönüşür. Detaylı bilgiler ve davanın sonuçları Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 110 vd. açıklanmaktadır.
T. Serkan BUDAK
Avukat ve Marka Vekili
+90 553 023 07 27
Image By AI
#patent #fikrimülkiyet #sınaimülkiyet #patentkanunu #hukuk #buluş #buluşsahibi #gerçekhaksahipliği #fikrihaklar #avukat #SMK109










Yorumlar