MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN İSTİSNASI KAPSAMINDA GERÇEK KİŞİLERİN KENDİ AD VEYA ADRESİNİ BELİRTMESİ
- TSerkanBudak

- 20 Nis
- 4 dakikada okunur
I. MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN KAPSAMI

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 7. Maddesi marka tescilinden doğan hakların kapsamını belirtmektedir. İlgili maddenin ilk üç fıkrasına göre;
· Marka koruması kural olarak ancak tescil ile doğar ve bu tescil sayesinde marka üzerinde doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olur.
· Marka sahibi, izni olmaksızın markasının kullanılmasını engelleyebilir; özellikle tescilli markayla aynı işaretin aynı mal veya hizmetlerde kullanılması, benzer işaretlerin benzer mal veya hizmetlerde karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde kullanılması ve tanınmış markalar bakımından farklı mal veya hizmetlerde dahi markanın itibarından haksız yarar sağlanması veya itibarının zedelenmesi halleri yasaklanabilir. Bu düzenleme, hem klasik iltibas riskini hem de tanınmış markalara özgü genişletilmiş korumayı kapsar.
· Ayrıca SMK, “kullanım” işaretin mal veya ambalaj üzerinde yer alması, piyasaya arz edilmesi, ithalat-ihracata konu edilmesi, reklam ve ticari evrakta kullanılması gibi fiilleri de ihlal kapsamında değerlendirir. Bunun yanında işaretin internet ortamında alan adı, anahtar sözcük gibi unsurlarla ticari etki yaratacak şekilde veya ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması da belirli şartlarla yasaklanabilir. Yine işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması da yasaklanabilir.
II.MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN İSTİSNALARI
SMK 7. Maddenin 5. Fıkrasında ise marka tescilinden doğan hakların istisnaları belirtilmiştir. İlgili maddeye göre; SMK’ya göre marka sahibi, üçüncü kişilerin markayı dürüst ticari uygulamalar çerçevesinde ve ekonomik hayatın olağan akışı içinde kullanmasını her durumda engelleyemez. Özellikle gerçek kişilerin kendi ad veya adreslerini kullanması, mal veya hizmetlerin türü, kalitesi, miktarı, kullanım amacı, değeri, coğrafi kaynağı veya diğer niteliklerine ilişkin açıklamalar yapılması bu kapsamda korunur. Ayrıca, aksesuar, yedek parça veya eşdeğer ürünlerde olduğu gibi, ürünün kullanım amacının belirtilmesinin zorunlu olduğu durumlarda markanın kullanılması da ihlal sayılmaz. Bu istisnalar, marka hakkı ile ticari dürüstlük ve bilgilendirme ihtiyacı arasında denge kurulmasını amaçlar.
İlgili fıkraya göre marka tescil sahibi, marka tescilinden doğan haklarını ileri sürdüğünde muhatap kişinin eylemleri yukarıda alıntılanan SMK 7/5 kapsamında kalıyorsa, eylemlerinin herhangi bir ihlal içermediğini, çünkü marka hakkının kapsamı dışında olduğunu ileri sürebilecektir.
Görüldüğü üzere, marka tescilinden doğan hakların istisnaları birden fazladır. Aralarında ortak unsur ise, üçüncü kişilerin eylemlerinin dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde olmasıdır. Çünkü, bir hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde kullanım konusu, “gerçek kişilerin kendi ad ve soyadını belirtmesi” istisnası açıklanırken örneklerle anlatılmaya çalışılacaktır.
A. GERÇEK KİŞİLERİN KENDİ AD VEYA ADRESİNİ BELİRTMESİ
Gerçek kişiler, kendi ad veya adresini dürüst ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanması durumunda bu kullanım başkasının tescilli markasını içerse dahi bu marka hakkını ihlal sayılmayacaktır, gerçek kişinin bu kullanımı hukuka uygun kullanım olarak kabul edilecektir. Örnek vermek gerekirse, ismi “A… ECE” olarak bir kişinin kartvizitinde “A… ECE” olarak ismini belirtmesi, başkasının tescilli “ECE” isimli markasını ihlal etmeyecektir. Yine benzer bir örnekte, bu kişinin işyerinin bulunduğu yer, örneğin, KALYON isimli bir caddede bulunuyorsa, işyerini tarif ederken veya tanıtım evraklarında “Kalyon Caddesi”ni kullanması marka hakkının istisnası kapsamında değerlendirilecektir. [i]
Öğretide, tescilli marka ile aynı olan gerçek kişi adının kullanılmasının gerçek kişinin üçüncü şahıslara adını belirtmesi için kullanımı ile sınırlı olması gerektiğini belirten yazarlarımız bulunmaktadır. Buna örnek olarak; gerçek kişi tacirin ticaret unvanını seçerken ad ve soyadını seçmesi gerektiği örnek verilmektedir. Bu örnekte, gerçek kişi tacirin ticaret unvanı seçerken adını ve soyadını belirtmesi yasadan kaynaklı bir zorunluluktur. Dolayısıyla, böyle bir zorunluluğun mevcut olmadığı durumda gerçek kişinin başkasının tescilli işaretini içeren ad kullanımı hukuka uygun olmayabilir, yani marka hakkının istisnası kapsamında görülmeyebilir. [ii] Örneğin, kişinin kendi ad ve soyadını içerse dahi başkasının tescilli işaretini içeren bir alan adı tescili, marka hakkının ihlali olarak görülebilir. Çünkü, kişinin alan adı seçerken kendi adını kullanması zorunlu olmayıp, birçok seçenek özgürlüğü bulunduğu belirtilmektedir. Ancak bu durumun aksini savunan yazarlar da bulunmaktadır.[iii]
Kanun'un İlgili Maddesinin Tam Metni
SINAİ MÜLKİYET KANUNU
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları
MADDE 7
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.
[i] Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. bs, İstanbul: Onikilevha Yayınları, 2018, s. 633.
[ii] Hamdi Yasaman vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi - 2, 1. bs, Ankara: Seçkin, t.y., C. II, s. 1775.
[iii] ŞENOCAK, Kemal, Tescilli Markanın Aynısının veya Benzerinin Alan Adı (Domain Name) Olarak Kullanılması Suretiyle Marka Hakkının İhlali, s. 136. (aktaran a.yer. )










Yorumlar