ÇEVRİMİÇİ FİKRİ MÜLKİYET İHLALLERİ
Dijital ekonominin küreselleşmesiyle birlikte fikri ve sınai mülkiyet haklarının ihlali, fiziksel pazardan büyük ölçüde dijital mecralara taşınmıştır. Bu durum, hak sahiplerini geleneksel ihlal türlerinin yanı sıra, internetin sınır tanımayan yapısından, hızından ve anonimliğinden kaynaklanan yepyeni bir risk yelpazesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/3-d maddesi, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde gerçekleştirilen alan adı, yönlendirici kod ve anahtar sözcük kullanımlarını açıkça marka hakkı sahibinin yasaklayabileceği fiiller arasında saymıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) Ek 4. maddesi ise dijital ortamda telif haklarının korunması bakımından "uyar ve kaldır" (notice and take-down) mekanizmasını hukukumuza kazandırmıştır. Budak Fikri Mülkiyet olarak, müvekkillerimize internet ortamında karşılaştıkları ihlallerin tespitinden delil tespiti yaptırılmasına, ihtarname keşidesinden hukuk ve ceza yargılamasına kadar uzanan bütüncül bir koruma hizmeti sunmaktayız.
İnternet ortamında marka ihlalleri en yaygın biçimde alan adları (domain names), yönlendirici kodlar (metatags) ve anahtar sözcükler (keywords) üzerinden gerçekleşmektedir. Bir markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, hak sahibiyle meşru bir bağlantı bulunmaksızın ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak tahsis edilmesi ya da Google Ads gibi arama motoru reklam sistemlerinde anahtar kelime olarak satın alınması, SMK m. 7 ve m. 29 kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Web sitelerinin HTML kaynak kodlarına gizlenen ve kullanıcı tarafından doğrudan görülmeyen yönlendirici kodlar aracılığıyla arama motoru sıralamasının manipüle edilmesi de hem markanın reklam ve yatırım fonksiyonlarına zarar veren bir paraziter yararlanma hem de markanın çekici gücünden haksız menfaat sağlama niteliğindedir. Bu kapsamda alan adı karaborsacılığı (cybersquatting), klavye korsanlığı (typosquatting), tersine alan adı gaspı (reverse domain name hijacking), gizli metin yerleştirme ve anahtar kelime doldurma gibi black hat SEO yöntemleri (spamdexing) tipik ihlal örnekleri olarak öne çıkmaktadır. Tanınmış markalar bakımından ise, kullanım benzer mal veya hizmetlerle sınırlı olmasa dahi, markanın itibarından ya da ayırt edici karakterinden haksız yarar elde edilmesi veya bu unsurlara zarar verilmesi hâlinde SMK m. 6/5 ve m. 7/2-c hükümleri çerçevesinde geniş bir koruma alanı doğmaktadır.
Patent ve diğer sınai mülkiyet haklarının internet üzerinden ihlali ise çoğunlukla e-ticaret platformları, sosyal medya ve dijital pazar yerleri aracılığıyla taklit ürünlerin veya patentli buluşları içeren cihazların satışı, tanıtımı ve dağıtımı şeklinde tezahür etmektedir. Patent sahibinin izni olmaksızın korunan bir buluşun çevrim içi mecralarda satışa sunulması, ticari amaçla elde bulundurulması, ithal veya ihraç edilmesi SMK m. 141 anlamında doğrudan tecavüz oluşturmakta; üstelik ürünlerin birebir kopyalanmasının yanı sıra eşdeğerler doktrini (doctrine of equivalents) çerçevesinde aynı işlevi büyük ölçüde aynı yolla yerine getiren teknik çözümlerin internet üzerinden pazarlanması da koruma kapsamı dışında kalmamaktadır. Tasarım haklarının online platformlarda izinsiz çoğaltılması, faydalı modellerin dijital kataloglarda tanıtımı, hatta Metaverse benzeri sanal gerçeklik ortamlarında üç boyutlu olarak modellenip ticari etki yaratacak biçimde sunulması, sınai mülkiyet hukukunun yeni nesil ihlal alanlarını oluşturmaktadır. Telif tarafında ise müzik, sinema, kitap, fotoğraf, yazılım ve bilgisayar oyunlarının izinsiz çoğaltılması, sosyal medya akışlarında ya da torrent ve streaming platformları üzerinden yayılması, FSEK m. 22 (çoğaltma hakkı), m. 25 (umuma iletim hakkı) ve m. 71 (cezai yaptırımlar) kapsamında en yaygın tecavüz türlerini oluşturmaktadır. Bir web sitesinin orijinal tasarımının, kullanıcı arayüzünün, algoritmasının veya özgün veri tabanının kopyalanması ise hem FSEK kapsamında hem de Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin 54 ve devamı maddeleri çerçevesinde çifte hukuki korumadan yararlanmaktadır.
Alan adı uyuşmazlıkları, internet üzerindeki ihlallerin kendine özgü bir alt başlığını oluşturmaktadır. Jenerik birinci seviye alan adlarına (gTLD) ilişkin uyuşmazlıklar, ICANN bünyesinde kabul edilen Yeknesak Alan Adı Uyuşmazlık Çözüm Politikası (Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy / UDRP) kapsamında WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi gibi yetkili paneller önünde çözümlenmektedir. Ülkemizde ise .tr uzantılı alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklar, TRABİS (Türkiye Alan Adları Bilgi Sistemi) tarafından yetkilendirilmiş Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcıları — Bilgi Teknolojileri ve İnternet Güvenliği Derneği (BTİDER), TOBBUYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi ile İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) — nezdinde çözümlenmektedir. İnternet aktörlerinin sorumluluğu açısından 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile FSEK Ek m. 4 birlikte değerlendirildiğinde; içerik sağlayıcılar ürettikleri her türlü içerikten doğrudan sorumlu tutulurken, yer sağlayıcılar (hosting providers) ve erişim sağlayıcılar ancak hukuka aykırı içerikten haberdar edildikten sonra makul süre içinde "uyar ve kaldır" mekanizmasını işletmedikleri takdirde sorumlu tutulabilmektedir. Avrupa Birliği'nin 2000/31/AT sayılı E-Ticaret Yönergesi ile ABD'nin Dijital Milenyum Telif Hakları Yasası (DMCA) gibi uluslararası düzenlemeler de benzer bir "güvenli liman" (safe harbour) ilkesini benimsemektedir. Budak Fikri Mülkiyet olarak; çevrim içi delil tespiti ve noter aracılığıyla ekran görüntüsü tespiti, ihtarname düzenlenmesi, alan adı tahkim başvuruları (UDRP/TRABİS), platform-içi şikâyet mekanizmaları (Amazon Brand Registry, eBay VeRO, Trendyol Fikri Mülkiyet Programı, Instagram ve Meta IP Reporting), erişim engelleme (FSEK Ek m. 4 ve 5651 s. K. m. 9), içerik kaldırma talepleri ile FSHHM (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri) ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açılacak hukuk ve ceza davaları dâhil olmak üzere, dijital ortamda fikri mülkiyet haklarının korunmasına yönelik bütüncül bir hukuki strateji geliştirmekteyiz.
